EMTEA NAKLİYAT SİGORTASI GENEL ŞARTLARI
Yürürlük Tarihi: 1 Ocak 1953
Madde 1-
Sigortalı
malların fırtınadan, geminin batmasından veya karaya vurmak veyahut
kaya veya sığlığa bindirmek gibi haller neticesinde tamamen veya
kısmen harap olmasından, oturmadan, çatışmadan, sabit, seyyar veya
sabih bir cisme (buz dahil) çarpmasından, malın denize atılmasından,
yangından, infilaktan, kaptan ve gemi adamlannın barataryasından
yükleme, aktarma veya boşaltma ameliyeleri esnasında bir veya birden
çok dengin düşmesinden ve genel olarak deniz kaza ve tehlikelerinden
gelebilecek her türlü zıya veya hasarlar, bu poliçe ile tesbit
olunan şartlar dahilinde, sigortacı'ya ait olacaktır.
Madde 2- İğtinam, zabtü müsadere, hapsü tevkif, mümanaat veya
alıkoyma ile bunların veya bunlara matuf her türlü teşebbüslerin
neticeleri, kezalik muhasematın veya harp mahiyetinde harekatın
(harp ilan edilmiş olsun, olmasın) neticeleri sigortanın dışındadır.
Ancak bu hüküm muharip bir devlet tarafından veya muharip bir devlet
aleyhine vaki hasmane bir fiile doğrudan doğruya (ve alakalı geminin
veya çatışma halinde bu çatışmaya karışmış olan diğer herhangi bir
geminin yapmakta olduğu sefer veya hizmetin nev'i veya mahiyetinden
müstakil olarak) ika edilmiş olmadıkça çatışmayı, (mayın veya
torpilden başka) sabit veya sabih bir cisimle teması, oturmayı,
fırtına ve yangını sigorta dışında tutmaz; ve bu hüküm bakımından,
bir devletle iştirak halinde olan ve emrinde deniz, kara
veya hava kuvvetleri bulunduran herhangi bir otorite dahi devlet
tabirinin şümulüne girer.
Bundan başka, iç harbin, ihtilalin, isyanın, ayaklanmanın veya
bunlardan doğan iç kargaşalıkların neticeleri ile korsanlık da
sigortanın dışındadır.
Her halde sigorta edilen mallara mayın, torpil, bomba ve sair harp
silahlarının ika edeceği ziya veya hasarlar sigortaya dahil
değildir.
Madde 3- Grevcilerin, lokavt edilmiş işçilerin veyahut işçi
kargaşalıklarına, karışıklıklara veya halk hareketlerine iştirak
eden kimselerin ika edecekleri ziya veya hasarlar sigortanın
dışındadır.
Madde 4- Sigorta, aksine sözleşme olmadıkça, aşağıdaki
rizikoları temin etmez, şöyle ki:
a)Yağmur suyu, ambar buğusu ve bundan ileri gelen tekasüf,
b) Oksidasyon veya paslanma, kırılma, çalınma, mutad dışı
akma; malın bünyesinde, görünüşünde, renginde, tadında veya
rayihasında tagayyür husule getiren her nevi tabahhur ve intişarlar;
meğer ki hasar veya zıvalar sigorta edilen rizikolardan birinin
neticesinde vuku bulmuş olsun.
Madde 5- Aşağıdakı hallerin gerek doğrudan doğruya, gerek
dolayısiyle doğuracağı avakıp sigortaya dahi1 değildir:
Yasak veya gizli ticaret, kaçakçılık, emtianın ithal, ihraç veya
transitine müteallik kanun. ve nizamlara aykırılık, hakikat hilafı
beyan, sigorta akidinin veya sigortalının veyahut bunların
adamlarının vekil veya mümessillerinin fiil veya kusurları.
Aşağıdaki hususlar, sigorta hususi avarya dahil akdedilmiş olsa bile
sigortanın dışındadır:
Malların sevk ve naklinde, sebebi ne olursa olsun vaki gecikmeler,
karantina veya kışlama tevakkufları, yükleme veya boşaltma istarya
ve süresteryaları ile bunlara ait resim, harç ve masraflar; kur ve
rayiç farklan veya faiz kayıpları, teslim etmemekte temerrüt veya
geç teslim tazminatı., kardan mahrumiyet; malların zati ayıbına
izafe olunabilecek her türlü avarya, zayiat, bozulma ve eksilmeler ,
malların gereği veçhile hazırlanmamış veya tertiplenmemiş olmasından
veya ambalaj kifayetsizliğinden ileri gelen ziya ve hasarlar;
suhunetin ve atmosferik şartların tesirleri; mutad akma, fire ve
aşınmalar fare, sıçan, kurt ve diğer haşaratın ika ettiği tahribat.
Sigortanın akidi nakliyatı bizzat yaptığı veya adamlarına yaptırdığı
takdirde, kaptanın ve gemi adamlarının barataryasından, hile ve
hud'asından, ihmalinden, ihtiyatsızlığından, ehliyetsizliğinden
ileri gelen zıya ve hasarlar sigortaya dahil değildir.
Madde 6- Malların dağılıp saçılması, kızışması ve kuruması
sigortanın dışındadır; meğer ki zıya veya hasarlar sigortalanmış bir
rizikodan ileri gelmiş olsun.
Madde 7- Şayet, sigorta akidinin bilgisi altında olarak barut,
fulmikoton, kibrit, ham petrol, benzin, fosfor, kimyevi maddeler,
dinamit, nitrogliserin ve benzeri maddeler gibi kolaylıkla
tutuşabilen veya infilaki mümkün olan maddeler ile sönmemiş kireç,
tahrip edici mayiler veya zehirli veyahut fena kokulu maddeler
sigortalı mallar ile bir arada yüklenir veya depo edilirse, böyle
maddelerin yakınlığından veya aynı hamuleye katılmış olmalarından
doğacak zıya veya hasarlar -sigortalanmış hadise meydana gelse bile-
sigortanın dışında kalır.
Madde 8- Sigorta, malların, donatan veya gemi kiracısı
tarafından, nakledilmek veya nakliyat derhal yapı1mayacaksa
muvakkaten muhafaza olunmak üzere, tesellüm edildiği anda başlar.
Sigortanın akidi malları, donatan veya gemi kiracısına rıhtım
idaresi veya benzeri bir müessese marifetiyle teslim ettiği
takdirde, bunlar malların tesellümü bakımından, donatanın veya gemi
kiracısının mümessili sayılır. Bu maddedeki muvakkat muhafaza
keyfiyetinden ancak, ticari teamüllere uygun olan kısa bir zamana
münhasır muhafaza keyfiyetinden ancak, ticari teamüllere uygun olan
kısa bir zamana münhasır muhafaza halleri kasdedilmiştir.
İşbu sigortanın hükmü, malların tahmil, tahliye esnasında, buna
mahsus olan liman merakibinde bulundukları esnada da aynen mer'i
kalacaktır.
Sigorta, malların teslim yerinde mürselünileyhine teslim edildiği
anda ve eğer teslim keyfiyetine mani bir hal tahaddüs ederse,
malların usulüne tevfikan depo edildiği veya satıldığı zaman ve her
halükarda en geç tahliyeyi takip eden on beşinci günün hitamında
sona erer.
Tahliye keyfiyeti, sigortanın akidi veya mürsil veyahut
mürselünileyh tarafından makbul sebep olmaksızın geciktirilirse,
sigorta gecikme olmasaydı tahliye ne gün bitecek idiyse onu takip
eden on beşinci günün hitamında nihayet bulur.
Eğer nakliyat bir nakliyeci müesseseye tevdi edilmiş bulunursa -ki
bu takdirde sigortanın akidi bu müessesenin ismini de bildirmekle
mükelleftir- sigorta, mezkur müessesenin malları teselmüm ettiği
anda başlar ve bunları teslim yerinde mürselünileyhe teslim ettiği
anda, fakat en geç tahliyeyi takip eden otuz günün inkizasında (bu
iki şıktan herhangi birinin diğerlerinden evvel tahakkuk etmesiyle)
sona erer.
Madde 9- İşbu poliçe hükümlerine rivayette, taraflardan herhangi
birine hüsnüniyete aykırı hareket edilmesi halinde, mukavele diğer
tarafça hükümsüz sayılabilir. Ezcümle sigortalı, esasa taalluk eden
ve kendisince bilinen her hususu, mukavelenin akdinden evvel
sigortacıya bildirmekle mükellef olup, bu mükellefiyetin yerine
getirilmemesi hüsnüniyete aykırı bir hareket sayılır.
Bundan başka, bir sigorta sigortalı nam ve hesabına onun bu hususa
memur ettiği bir kişi tarafından aktedilirse bu kişi de esasa
taallük eden ve kendisince bilinen her hususu sigortacı'ya
bildirmekle mükellef olup, bu mükellefiyetinin de yerine
getirilmemesi hüsnüniyete aykırı bir hareket sayılır.
Bu madde hükümlerinin tatbiki bakımından sigortalı, işlerin mutad
seyri içinde kendisince bilinmesi gereken bilcümle hususatı bilir
sayılacağı gibi, sigorta akdine memur edilen kişi de yine işlerin
mutad seyri içinde kendisince bilinmesi veya kendisine bildirilmiş
olması gereken her hususu bilir sayılır.
Rizikonun takdiri bakımından taşıdıkları ehemmiyet dolayısiyle,
gerek sigortayı kabul edip etmemek ve gerek tabi olacağı çeşitli
şartları tayin eylemek hususlarında basiretli bir sigortacının
vereceği bir kararda müessir olabilecek mahiyette her husus bu madde
anlamında esasa müteallik bir husustur.
Madde 10- Mutad veya mukarrer olan yolun tebdili veya mahalli
maksudun değiştirilmesi, veyahut navlun mukavelesi gereğince
donatana veya gemi kiracısına verilmiş olan herhangi bir selahiyetin
kullanılması neticisinde sigorta edilen rizikonun mahiyetinde diğer
bir değişiklik vukuu takdirinde, veyahut sigortalı malın, geminin
veya seferin tarif ve tavsifinde herhangi bir nisyan veya sehiv
vukuu halinde sigorta, takarrür edecek bir ücret mukabilinde
meriyette kalır.
Madde 11- Navlun mukavelesi ile donatana veya gemi kiracısına
verilmiş olan herhangi bir salahiyetin kullanılması neticesinde,
mezkur mukavele, natık olduğu teslim yerinden başka bir liman veya
mahalde sona erdiği takdirde:
a) Mallar, bu liman veya mahalde satılıp teslim edilinceye
veya sigortaya son verilmesi sigortacıya bildirilinceye kadar ,
kararlaştırılacak bir ücret mukabilinde ve poliçe şartları dahilinde
sigortalı kalır. Bu fıkrada yazılı iki şıktan hangisi daha önce
tahaddüs ederse o nazarı itibara alınır.
b) Mallar, işbu poliçede beyan edilen teslim yerine veya
herhangi diğer bir teslim yerine yeniden sevkedildiği takdirde ise,
yine kararlaştırılacak bir ücret mukabilinde, bu teslim yerine
varıncaya kadar poliçe şartları dahilinde sigortalı kalır ve bu
yerde, boşaltmadan sonraki kuvertür müddeti hakkında 8'nci madde
hükümleri cari olur .Şu kadar ki navlun mukavelesinin sona
ermesinden sonra, gecikmeden, sigortalı maddenin zati ayıbından veya
nevi ve mahiyetinden ileri gelen zıya ve hasarlardan dolayı
sigortacıya hiçbir mes'uliyet teveccüh etmez.
Madde 12- Sigorta, mukavelenin akdine takaddüm eden bir zamanda
başlamak üzere de yaptırılabilir. Bu takdirde riziko tahakkukuna
artık ihtimal kalmadığını sigortanın akdi sırasında, sigortacı
biliyor idiyse ücrete hakkı olmaz.
Sigorta yaptıran, riziko tahakkukunun zaten vaki olmuş bulunduğunu
sigortanın akdi sırasında biliyor veya bilmesi icap ediyor idiyse,
sigortacı tazminat tediyesinden vareste kalır; riziko tahakkukunun
vaki olmuş bulunduğuna sigortanın akdi sırasında sigortacının itilaf
olmadığı takdirde ücret sigortacıya ait olur.
Sigorta, bir vekil tarafından akdedilmiş olduğu takdirde, bilinen ve
bilinmesi icabeden hususlar bakımından, yalnız vekilin şahsı değil,
müekkillerin şahsı da nazarı itibara alınmak lazım gelir.
Madde 13- Sigorta, malların yükleneceği gemi veya gemilerin adı
bildirilmeden akdedilmiş olduğu takdirde, sigortalı, bu hususta
kendisine haber gelir gelmez veya en geç haber gelmesini takip eden
kırk sekiz saat zarfında geminin veya gemilerin adı ile her biri
üzerindeki sigortalı meblağı bildirmekle mükellef olup, buna
riayetsizliği sigortayı hükümsüz kılar.
Poliçenin, akdi tarihinden itibaren bir yıl geçtikten sonra,
yüklendikleri gemi adı ile sigorta miktarları bu müddet zarfında
bildirilmemiş olan mallar hakkında, sigortalı lehine hiçbir hükmü
kalmaz.
Madde 14- Sigortalı, işbu poliçe mucibince sigortanın takarrür
edecek bir ücret mukabilinde meriyette kalmasını istilzam edecek bir
vakıadan haberdar olur olmaz, bunu derhal sigortacıya bildirmekle
mükellef olup, sigortanın meriyette kalmasına hak kazanabilmesi bu
mükellefiyetin yerine getirilmesine bağlıdır.
Madde 15-
A) Her iki tarafın bilcümle hakları karşılıklı olarak mahfuz
kalmak şartiyle, her türlü muhafaza tedbirlerini almaya veya
bunların alınmasını tahrik veya talep etmeye, sigortalı şeylerin
kurtarılmasına nezaret veya kurtarma ameliyesine bilfiil girişmeye
veya başlamaya sigortalı mecbur ve sigortacı salahiyetlidir ve
bundan dolayı sigortacının, bir tasarruf fiilinde bulunduğu veya
tazmin mükellefiyetini prensip itibariyle kabul ettiği iddia
olunamaz.
Sigortacı ezcümle, her türlü araştırmaya teşebbüs ve bilcümle rücu
haklarını istimal edebilir ve geminin ziyaı veya sefere elverişsiz
bir hale gelmesi takdirinde, sigortalı şeylerin mevritlerine yeniden
sevkine muktazi hususatın ifasına bizzat girişebilir; sigortalı bu
hususlarda sigortacı ile tam bir elbirliği yapmak, ezcümle bu
tedbirlerin yerine getirilmesine yardım etmek üzere elinde bulunan
bilcümle vesaik ve malumatı sigortacıya vermekle mükelleftir.
B) Bundan maada, nakliyeci ile diğer bilcümle mes'ul üçüncü
şahıslar aleyhindeki rücu haklarını, icabında sigortacı lehine,
muhafaza edebilmek üzere sigortalı lazım gelen bütün tedbirleri
vakti zamanında almak ve icabında gerekli takibata girişebilmek
hususunda sigortacı ile kayıtsız şartsız elbirliği yapmakla
mükelleftir.
C) Sigortalı, işbu maddede derpiş edilen muhafaza
tedbirlerini almak hususunda gerek kendisi ve gerek mürsil,
mürselünileyh veya bunların adamları veya yerlerine kaim olanlar
tarafından vaki ihmalden, bu ihmalin sigortacıyı zarardide etmiş
olduğu nisbetinde mesuldür.
D) Herhangi bir mes'ul şahıstan alınıp, sigortalının,
mürsilin, mürselünileyhin veya bunların mümessillerinin veyahut
yerlerine kaim olanların faydalanacağı bilcümle tazminat sigortacı
tarafından ödenecek mebaliğden sigortacının menfaat alakası
nisbetinde düşülür.
Madde 16 -Bırakma münhasıran aşağıdaki hallerde yapılabilir:
a) Haber alınamaması; Malları nakleden gemi kayıplık halinde
olur ve aradan kafi müddet geçtiği halde haber alınamamış bulunursa,
b) Malların temin edilen bir rizikonun tahakkuku neticesinde;
uğradığı maddi hasarlar dolayısiyle mahreci veya mevridinden gayri
bir mahalde satışı emrolunmuş ise (nakil geminin, yükleme limanından
ayrıldıktan sonra aynı limana mecburi dönüş yapması hali hariçtir).
c) Temin olunan bir rizikonun tahakkuku neticesinde: Sigorta
edilen şeylerin bilfiil tamamen ziyaı önüne geçilemeyecek bir hal
arzeder veya bunların bilfiil tamamen zıyaa uğramaktan
kurtarılmaları, neticede haiz olabilecekleri kıymeti tecavüz edecek
miktarda bir masrafın ihtiyarına bağlı bulunursa; ezcümle:
1- Sigortalı, malına sahip olamamak vaziyetinde bulunur ve;
a) Mallarını yeniden ele geçirmesi gayri muhtemel görünür
veya;
b) Malların yeniden ele geçirilmesi için ihtiyarı icap eden
masraflar bunların tekrar ele geçirildikten sonra haiz olacakları
kıymetten fazla olursa,
2- Malların hasarlanmış olması halinde, tamiri ve
mevritlerine yeniden sevki için gereken masraflar mevride
muvasalatlarında haiz olacakları kıymetten fazla olursa
Bırakma muamelesine yer veren bilcümle ahvalde, sigortacı, bırakmayı
kabul etmek veya, mülkiyet uhdesine intikal etmeksizin tam ziya yolu
ile tediyede bulunmak şıklarından birini daima seçebilir.
Madde 17- Sigortacının umumi avarya garame payları ile umumi
avarya prensipleri dairesinde ödenmesi lazım gelen garame paylarına
taalluk eden taahhüdu, navlun mukavelesinde derpiş edilmiş olan
mahalde mezkur mukavelenin derpiş ettiği usule göre ve eğer navlun
mukavelesinde bu hususta bir sarahat yoksa, sigortalı seferin
bittiği mahalde cari olan kanun ve adetlere göre tanzim olunacak
dispeç ile taayyün eder.
Sigortalı, bir umumi avarya garame payı ödediği veya ödemekle
mükellef tutulduğu takdirde, eğer garameye giren mal, umumi avarya
iştirak kıymetinin tamamı üzerinden sigorta edilmiş ise, garame
payının tamamı ödenecek tazminatı teşkil eder. Fakat bu mal iştirak
kıymetinin tamamı üzerinden sigorta edilmemiş veya bu malın yalnız
bir kısmı sigorta edilmiş bulunursa, sigortacı tarafından ödenecek
tazminat sigortadaki eksiklik nisbetinde azalır; ve eğer iştirak
kıymetinden tenzili gereken ve tazmini sigortacıya terettüp eden bir
hususi avarya vuku bulmuş ise, bunun miktarı sigortacının uhdesine
terettüp eden garame payının tayini zımnında, sigorta bedelinden
düşülür.
Umumi avarya prensipleri dairesinde ödenmesi lazım gelen bilcümle
garame payları hakkında da hüküm böyledir.
Madde 18- Güverteye veya gladuraya yüklenmiş mallar hakkında,
aksine hususi bir şart olmadıkça, sigortacı münhasıran, sigortalıya
terettüp edebilecek umumi avarya garame paylariyle geminin tam zıyaa
uğraması veya haber alınamayarak kayıplık halinde kalması
neticesinde malların zıyaından mesuldür.
Şu şartla ki, yukarıdaki haller işbu sigorta ile temin edilmiş
rizikolardan birinin tahakkuku neticesi olsun.
Madde 19- Sigorta, ''hususi avarya franko'' olarak akdedildiği
takdirde, sigortacı, ister maddeten vukuua gelsin, ister masraf
olarak tahakkuk etsin, hususi avaryaları temin etmez meğer ki zıya
veya hasarlar aşağıdaki vakıalardan ileri gelmiş olsun:
Geminin batması veya karaya vurmak veyahut kaya veya sığlığa
bindirmek gibi haller neticesinde tamamen veya kısmen harap olması,
oturması, çatışması, sabit, seyyar veya sabih bir cizme (buz dahil)
çarpması, yangın, infılak yükün bir sığınma limanında boşaltılması,
yükleme, aktarma ve boşaltma ameliyeleri esnasında bir veya birden
çok dengin olduğu gibi tam zıyaa uğraması.
Bu takdirde dahi 5'nci maddenin 2'nci fıkrasında sayılan hususlar
sigortanın dışındadır.
Madde 20- Hususi avaryalar, hususi şartlar meyanında başka türlü
hüküm olmadıkça yüzde üç muafiyet düşülmek suretiyle tazmin olunur.
Ancak, yükleme, aktarma ve boşaltma ameliyeleri esnasında bir veya
birden çok dengin olduğu gibi tam ziyaa uğraması hallerinde ve
aşağıdaki vakıalardan ileri gelen hususi avaryalar da hiçbir
muafiyet tenzil edilmez:
Geminin batması veya karaya vurmak veyahut kaya veya sığlığa
bindirmek gibi haller neticesinde tamamen veya kısmen harap olması,
oturması, çatışması, sabit, seyyar veya sabih bir cizme (buz dahil)
çarpması, yangın, infilak, yükün bir sığınma limanında boşaltılması.
Madde 21- Hususi şartlarda aksine hüküm bulunmadıkça, muafiyet;
-tatbiki icabettikte- denk başına ve şayet mallar dökme halinde ise
ambar başına hesaplanır.
Madde 22- Kısmen vaki olan ziya ve hasarlar, poliçe umumi
şartlarının hükümleri mahfuz kalmak üzere, sigortacının,
mahallindeki avarya korniseri ile karşılıklı olarak ve eğer
sigortacının orada avarya komiseri yoksa, mahalli usul ve adetlere
göre tesbit edilmelidir. İşbu tesbit muamelesi malların tahliyesini
takip eden on beş gün içinde ve herhalde mütesellimine tesliminden
evvel yapılmalıdır.
Yukarıdaki vecibelerin yerine getirilmemesi sigortacıya tazminat
talebini red hakkını verir meğer ki bu vecibelerin yerine
getirilmeyişinin mücbir sebeplerden ileri geldiği sigortalı
tarafından isbat edilmiş olsun.
Ziya ve hasarların tesbiti hususundaki vaki masraflarla ekspertiz
ücretleri malların mütesellimi tarafından ödenir ve bunların tamamı,
tesbit olunan ziya ve hasarlar -tamamen veya kısmen-
sigortalı bir rizikodan ileri gelmiş bulunuyorsa, sigortacı
tarafından tazmin olunur.
Madde 23- Sigortacı, hususi avarya sebebiyle tazrninat talebine
mevzu olan mallardan hasarlı kısımların, kıymetlerinin taayyünü için
açık arttırma ile satışını bihakkın talep edebilir; bundan dolayı
sigortacı bir tasarruf fiilinde bulunmuş sayılmaz.
Satış, mallar gümrüklenmeden yapılırsa gümrüksüz kıymet,
gümrüklendikten sonra yapılır ise gümrüklü kıymet hususi avarya
olarak tanzimi icap edecek meblağın tayininde mukayeseye esas
tutulur.
Madde 24- Tazminat Talebi:
a) Umumi avarya garame payları için dispeçin tanzimi
tarihinden itibaren bir sene,
b) Bütün diğer hallerde, geminin hareket tarihinden itibaren
iki sene,
içinde sigortacının kabulüne iktiran etmemiş veya aynı mühletler
zarfında sigortalı mutalebesini selahiyetli mahkemeye intikal
ettirmemiş ise sigortacı her türlü mutalebeden kurtulmuş olur.
Madde 25- Sigorta Değeri:
a) Ham maddeler ile toprak mahsulleri için, malların varma
mahallinde ve tahliye zamanındaki hasarsız vaziyette piyasa
kıymetidir.
b) Mamul ve yarı mamul maddeler için, malların tahmil yerinde
ve tahmil zamanındaki bedeline gemiye kadar olan bilcümle masarif
ile istirdadı mümkün olmayan navlun, sigorta ücreti ve yüzde on kar
payı ilave edildikten sonra hasıl olan miktardır.
Sigorta bedeli sigorta değerini aşarsa, aşan kısım hükümsüzdür.
Sigorta bedeli sigorta değerinden dün ise sigortacıya terettüp
edecek tazminat noksan sigorta nisbetinde azalır.
Madde 26- Sigortacı, sigorta tazminatını ödemekle, sigortalının
biilcümle mes'ul şahıslara karşı olan rücu vesair haklarını iktisap
eder ve bu haklara taalluk eden her hususta sigortalının yerine
geçer. Sigortalı, sigortacının talebi halinde bu keyfiyeti dispeçte
veya sigorta tazminatı makbuzunda veyahut buna mahsus bir vesikada
teyit eylemeyi taahhüt eder.
Bu suretle sigortalının yerine geçme keyfiyeti, ancak ödenen sigorta
tazminatı miktarınca muteber olur:
Madde 27- Sigorta ücreti poliçenin teslimi ile ve poliçenin
derhal teslimi mutad olmayan hallerde, akitle vacibüttediye olur.
Her halükarda sigortacının deruhte ettiği riziko işlemeye
başlamakla, sigorta ücretinin tamamı sigortacı için müktesep olur.
Madde 28- Hususi şartlar umumi şartlara tekaddüm eder.
Son Düzenleme
Tarihi: 11 Mayıs 2002